logo

21 Nisan 2018

ÇED RAPORSUZ MARİNAYA İPTAL

Aksoy İnşaat’ın Yalıkavak Tilkicik Koyunda ÇED raporsuz yapacağı marina projesini MUĞLA 2. İDARE MAHKEMESİ iptal etti.

Bodrum Yalıkavak’ta 150’nin üzerinde site sakininin oluşturduğu Tilkicik Koyları Koruma Girişimi adına açıklama yapan Murat Kaynar ‘’Karar, çevremize huzur getirecek. Bu konudaki mücadelemiz sürecektir.’’ dedi.

Bodrum Yalıkavak’ı Betonlaşmadan korumak için 150’nin üzerinde site sakininin oluşturduğu ‘’Tilkicik Koyları Koruma Girişimi’’nin mücadelesi başarı ile sonuçlandı.

Oluşumun, Aksoy İnşaat’ın, Tilkicik Koyları ve Yarımadası’nda Betonlaşmaya yönelik ‘’Kıyı Düzenleme Dolgu ve İskele Projesi’’ için ÇED gerekli değildir raporu itirazını, Muğla 2. İdare mahkemesi kabul etti ve projenin iptaline karar verdi.

İptal kararı ile ilgili olarak Tilkicik Koylarını Koruma Girişimi yönetim kurulu adına Murat Kaynar aşağıdaki açıklamayı yaptı:

‘’ Epique Island Marina projesinin iptal edilen Kıyı Düzenleme Dolgu ve İskele Projesi nedeniyle yapılması mümkün değildir. Ancak yargı kararına rağmen söz konusu dolgu projesini de kapsayan Marina ÇED süreci Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sonlandırılmamış ve 07/03/2018 tarihinde İnceleme Değerlendirme Toplantısı(İDK) gerçekleştirilmiştir. Bilimsel-teknik ve hukuksal gerekçeler karşısında artık Tilkicik Koyu’nda herhangi bir fiziki müdahaleye yol açacak bir projenin hayata geçirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle İDK toplantısına Tilkicik Koylarını Koruma Girişimi olarak katılım sağlanmış ve itirazlarımız dile getirilmiştir. Daha sonra Marina ile ilgili “ÇED sürecinin durdurulduğu” yönünde tarafımıza bilgi verilmiştir. Muğla 2.İdare Mahkemesi’nin esastan verdiği iptal kararı sonrasında Marina ile ilgili ÇED sürecinin tamamen iptal edilmesi gerekmektedir.’’

Muğla 2.İdare Mahkemesi İptal Kararının Hukuksal Sonuçları

11 Nisan 2018

Bodrum’da yapılması planlanan Epique Island Marina projesi ile ilgili olarak yüzden fazla yöre sakini tarafından açılan davada Muğla 2.İdare Mahkemesi, “Kıyı Düzenleme Dolgu ve İskele Projesi” için Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 2016 yılında verdiği ÇED Gerekli Değildir Kararını iptal etmiştir. Mahkeme kararına dayanak teşkil eden ve gerekçeli kararda ayrıntılı olarak ele alınan Bilirkişi raporuna göre;

“Yerinde yapılan incelemeler, dava dosyasındaki bilgi belgeler ayrıca projenin tanıtımının yapıldığı internet sitesinde yapılan incelemelere göre dava konusu projenin marina, konut, otel projesi ve iskeleler ile bir bütün olarak entegre bir proje olduğu, yarımada üzerinde gerçekleştirilen inşaatın hem inşa sırasında hem de kullanım sürecinde çevreye ve sosyal yaşama kümülatif etkisinin bulunduğu, bu nedenle Çevresel Etki Değerlendirmesinin yarımada gibi doğal açıdan çok özellikli bir alan için bir bütün olarak hazırlanması,(…) keşif sırasında görüldüğü üzere konut ve otel inşaatlarında gerçekleştirilen kazıların kıyı alanlarına dökülmeye başlandığı, marina ve iskeleler için gerekli dolgu işlemlerinin inşaatların kazısından elde edilen toprak ile gerçekleştirileceği, kıyı alanındaki kamusal kullanımı etkileyecek projelerin onay ve uygulama süreçlerinde halkın görüşlerine yer verilmesi gerektiği,

“Dava konusu projenin planlama bölgesinde önemli etki ve değişiklikler oluşturacak nitelikteki yatırımlar olması nedeniyle 1/100.000 ölçekli plan hükümlerine göre ilgili belediyeler ile koordineli çalışmayı gerektirdiği ancak PTD de ilgili belediyelerle koordinasyonun gerçekleştirildiğine dair bir bilgi belgeye yer verilmediğinden projelerin 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hükümlerine uygun olmadığı,

“1 nolu iskelenin hemen bitişiğinde yer alan arkeolojik sit alanı ile olan etkileşimine ilişkin bir araştırma yapılmamış ve bu durumla ilgili herhangi bir koruma önerisi getirilmemiş olduğu”,

“ÇED gerekli değildir kararının jeolojik açıdan yeterli inceleme ve öneri geliştirmeye  olanak tanımadığı”,

“Projelerin çevresi ile yaya ve taşıt ulaşımının ilişkilendirilmemiş olduğu ayrıca çevrede sürdürülmekte olan konut ve otel projeleri ile de ilişkisinin kurulmadığı”,

“Projenin çevredeki kumsallar ve kıyı kullanımları üzerindeki etkisinin incelenmediği”,

“Bahsedilen nedenlerle proje tanıtım dosyasının şehircilik ilkeleri ve imar mevzuatı açısından yetersiz olduğu”,

“Kıyı ve Liman İnşaatları ve İlgili Hidromekanik Yapıların İnşaatı (su yolları, liman ve yat limanları, kıyı düzenlemeleri, iskele ve rıhtımlar, dalgakıranlar, kanallar vb. Yapılar)” kapsamında hazırlandığı ancak PTD dosyasında alternatif bölge değerlendirilmesinin yapılmadığı”,

“Google Earth görüntülerine bakıldığında kıyı dolgu ve iskele alanlarının birbirine çok yakın olduğu ve birbirleri arasında etkileşim olduğunun görüldüğü bu nedenle kıyı dolguların kümülatif etkilerinin irdelenmesi gerektiği,

“Ayrıca sadece bu üç alanın değil komşu alanların da bu kümülatif etkiye dahil edilmesi gerektiği”,

“PTD de kıyı dolgu ve iskele yapımının denizi nasıl etkileyeceği ile ilgili verilerin yer almadığı”,

“Projede işletme bütünlüğü, oluşacak atıkların bertarafı ve çevresel etkileri açısından bu projenin hem kıyı dolgu ve iskele hem de villa ve otelin bir arada değerlendirilmesi gerektiği”,

“Oluşacak atıklarda inşaat aşamasının dikkate alındığı ancak inşaat sonrası kullanım, rekreasyon yada tesis ömrü tükendikten sonraki etkiler ve önlemler paketine yer verilmediği,

“ÇED dosyasına bakıldığında projenin içeriğinin değiştiği, sportif ve güneşlenme amaçlı kullanılacak alanlarda marinaya dönüştürüldüğü ve teknolojisinin de değiştirildiğinin görüldüğü, kapsamı değişen projede ÇED gerekli değildir kararının geçerli olmasının mümkün olmadığı”,

“Yapılan değerlendirmede Kıyı Düzenlemesi Dolgu ve İskele Projesi ile Epique Island Marina projesinin entegre ve birbirini tamamlayan projeler olduğu,

“Marina projesinin kıyı düzenleme projesinde gösterilen 3 nolu bölgede yapılacağı ve kıyı düzenleme projesinden ayrı değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu iki projenin birlikte ve bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiği,

“Özellikle sadece villa sakinlerinin kullanımı için (denize girme, güneşlenme vb. Amaçlar) doğal yapıya müdahale edilerek toplam 11.700,97 m2 lik alanın kıyı ve iskele alanı olarak düzenlenmesinde kamu yararı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği”,

“Bölgenin ÖNEMLİ DOĞA ALANLARI içerisinde yer aldığının mutlak göz önünde bulundurulması gerektiği”,

“Alanda tüm inşai faaliyetlerden kaynaklı olumsuzluklara rağmen bir yarı tahrip olmuş KARASAL bir henüz tahrip edilmemiş DENİZEL HABİTAT bulunması”, vb……

Muğla 2.İdare Mahkemesi tarafından bilirkişi raporunda sayılan bu gerekçelerle “dava konusu ÇED gerekli değildir kararının kamu yararına, mevzuata ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı” belirtilmiştir.

 

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ